Ağustos geldiğinde, danışan ailelerimden sıklıkla benzer bir soru duyarım: “Yaz bitiyor, şimdi ne yapmalıyız?”
Bu soru bana hep şunu hatırlatır: okula dönüş, çocuklar için de aileler için de küçük bir geçiş dönemidir. Kimi çocuk için bu heyecan verici bir yenilenme — yeni bir defter kokusu, arkadaşlarla yeniden buluşma. Ama bazı çocuklarda bunun yerine sessizce biriken bir gerginlik gözlemliyorum. İkisi de doğaldır. Önemli olan, bu geçişi doğru okuyup zamanında hazırlanmaktır.
Neden Hazırlık Önemli, Anlatayım
Yaz tatili yazımda da bahsetmiştim: yaz boyunca uyku düzeni gevşer, ekran süresi uzar, günlük ritim değişir. Çocuğun bedeni bu yeni düzene alışır. Okul birden başladığında bu ritmin aniden değişmesi, düşündüğümüzden daha büyük bir yorgunluk yaratabilir.
Ben ailelere hep şunu söylüyorum: Asıl hazırlık çanta almak değil. Asıl hazırlık, çocuğun bedeninin ve zihninin okul temposuna yavaşça geri dönmesini sağlamak.
Ailelere Önerdiğim Adımlar
Uyku saatlerini yavaş yavaş geri çekin. Okul başlamadan iki hafta önce, her gün 10-15 dakika erken yatırıp erken kaldırın. Aniden değil, kademeli — bu küçük fark, çocuğun bedensel saatini çok daha az yorar.
Ekran süresini azaltmaya şimdiden başlayın. Yazın uzayan ekran süresi birden kesilirse çocukta huzursuzluk görürüm. Bunu okul başlamadan yavaşça azaltmak çok daha kolay geçer.
Okuldan olumlu konuşun. Yeni öğretmeninden, sınıfındaki arkadaşlarından, yıl içinde yapacaklarından merak uyandıracak biçimde bahsetmek, okulu bir kayıp değil bir yenilenme gibi hissettirir.
Küçük sorumluluklar verin. Çantasını hazırlaması, kıyafetlerini seçmesi gibi ufak görevler, çocuğun bu sürece kendi payını katmasını sağlar. Bu, kontrol duygusunu güçlendirir.
Bazı Çocuklarda Bunu Daha Zor Görüyorum
Her çocuk bu geçişi aynı kolaylıkla yaşamıyor. Bazı çocuklarda okula dönüş gerçek bir kaygıya dönüşebiliyor. Yeni öğretmen, ayrılma endişesi, geçen yıldan kalan bir akran sorunu ya da akademik beklenti bunu tetikleyebiliyor.
Bunu genellikle şöyle fark ediyorum: Okuldan bahsedilince huzursuzlanma, uykuda bozulma, karın ya da baş ağrısı gibi bedensel şikâyetler, isteksizlik, ağlamaklı bir hâl.
Eğer siz de çocuğunuzda bunları görüyorsanız, lütfen “abartıyorsun” demeyin. Ailelere şunu öneriyorum: “Okulun başlaması seni biraz endişelendiriyor gibi, bundan konuşalım mı?” Bu basit cümle, çocuğun hissettiğini görmezden gelmeden ifade etmesine izin verir.
Bu kaygı yoğunsa, uzun süredir devam ediyorsa ya da geçmişte okula gitmeyi reddetme gibi bir tabloya dönüştüyse, okul başlamadan önce birlikte oturup bir değerlendirme yapmamız, hem çocuğunuz hem de siz için bu döneme çok daha hazırlıklı girmenizi sağlar.
Sizin İçin de Bir Hazırlık Dönemi Bu
Okula dönüş yalnızca çocuğun değil, sizin de bir uyum sürecinizdir. Sabah telaşı, ders programı, ödev takibi yeniden hayatınızın bir parçası oluyor. Siz sakin kaldıkça, çocuğunuz da o sakinliği sizden alır.
Yıllardır gözlemliyorum: doğru hazırlanan bir okula dönüş, sadece ilk haftayı değil, tüm yılın gidişatını değiştirebiliyor.
Klinik Psikolog & Pedagog Afife Selvitopu
Klinik Psikolog Afife Selvitopu’nun Uzman Pedagog Ünvanı; 2010 yılında atandığı İstanbul Tıp Fakültesi (Çapa) Çocuk Ruh Sağlığı Anabilim Dalına Uzm. Pedagog olarak atanması ile tanımlanmış unvanıdır. Yıllarca Çapa Tıp Fakültesinde Uzm. Pedagog unvanı ile hizmet verdikten sonra kendi kliniği olan Dirim Psikoloji’yi kurmuştur. Şu an profesyonel meslek hayatına Antalya’da devam etmektedir.
📍 Antalya | 📞 0544 440 08 80
