0–3 Yaşta Öfke ve Duygu Düzenleme

Antalya çocuk psikoloğu ve pedagog tarafından 0–3 yaşta öfke ve duygu düzenleme sürecine yönelik hizmetler görseli

0–3 yaş dönemi, bebeklerin duygularını yoğun yaşadığı ancak bu duyguları düzenleme becerisinin henüz gelişmediği bir dönemdir. Bu nedenle öfke patlamaları, ağlama krizleri ve ani tepkiler ebeveynler için zorlayıcı olabilir. Ancak bu tepkiler çoğu zaman bir problemden çok, bebeğin gelişimsel sürecinin doğal bir parçasıdır.

Bir bebek psikoloğu açısından öfke, bastırılması gereken bir davranış değil; anlaşılması ve yönlendirilmesi gereken bir duygudur. Bebek, henüz kelimelerle ifade edemediği ihtiyaçlarını beden dili ve duygusal tepkiler yoluyla anlatır.

Öfke 0–3 Yaşta Neden Bu Kadar Yoğundur?

Bebekler doğduklarında duygu düzenleme becerisine sahip değildir. Açlık, yorgunluk, korku, hayal kırıklığı gibi duygular hızlıca öfkeye dönüşebilir. Çünkü beyin gelişimi henüz bu duyguları dengeleyecek olgunluğa ulaşmamıştır.

Özellikle 1–3 yaş arasında:

  • İsteklerin artması
  • Sınırlarla karşılaşma
  • İfade becerisinin sınırlı olması

öfke tepkilerini daha görünür hâle getirir.

Pedagog Afife Selvitopu’nun klinik gözlemlerinde, bu dönemde yaşanan öfke patlamalarının çoğunun “yanlış ebeveynlikten” değil, gelişimsel beklentilerin yanlış yorumlanmasından kaynaklandığı görülür.

Duygu Düzenleme Nedir?

Duygu düzenleme, çocuğun hissettiği yoğun duygularla baş edebilme becerisidir. Bu beceri öğrenilir ve ilk öğretmenler ebeveynlerdir.

Bebek:

  • Sakinleştirildiğinde
  • Anlaşıldığını hissettiğinde
  • Duygusu küçümsenmediğinde

zamanla kendi kendini yatıştırmayı öğrenir.

Bir Antalya Pedagog ve bebek psikoloğu perspektifinde, ebeveynin rolü “öfkeyi durdurmak” değil, “öfkeyi taşıyabilmek”tir.

Öfke Anlarında Ebeveyn Nasıl Davranmalı?

Öfke sırasında ebeveynin sakin kalması, bebeğin sinir sistemini doğrudan etkiler. Yüksek sesle konuşmak, tehdit etmek ya da dikkat dağıtmak kısa vadede işe yarıyor gibi görünse de uzun vadede duygu düzenleme becerisini zayıflatabilir.

Sağlıklı yaklaşımlar şunlardır:

  • Bebeğin duygusu adlandırılmalı (“Çok kızdığını görüyorum.”)
  • Fiziksel temasla güven verilmelidir
  • Duygu geçene kadar sınırlar sade tutulmalıdır

Pedagog Afife Selvitopu’nun çalışmalarında, ebeveyn-bebek etkileşimi üzerinden ilerlenir. Amaç, öfkeyi ortadan kaldırmak değil; bebeğin bu duyguyla baş edebilmesini desteklemektir.

Öfke mi, Destek Gerektiren Bir Zorlanma mı?

Her öfke nöbeti normal değildir. Bazı durumlarda profesyonel destek faydalı olabilir.

Aşağıdaki durumlar gözlemleniyorsa bir bebek psikoloğu değerlendirmesi önerilir:

  • Öfke nöbetleri çok uzun sürüyorsa
  • Bebek kendine veya çevreye zarar veriyorsa
  • Günlük yaşam ciddi şekilde etkileniyorsa
  • Ebeveyn tükenmiş hissediyorsa

Antalya Pedagog ve bebek psikoloğu desteği, bu ayrımı netleştirmede önemli bir rol oynar.

Erken Destek Neden Önemlidir?

Duygu düzenleme becerileri erken dönemde desteklendiğinde, çocuk ilerleyen yaşlarda:

  • Daha az davranış problemi yaşar
  • Duygularını daha rahat ifade eder
  • Sosyal ilişkilerde daha uyumlu olur

Bu nedenle 0–3 yaş dönemi “bekleyelim geçer” yaklaşımından çok, fark edip destekleme dönemidir.

Pedagog Afife Selvitopu’nun yaklaşımında, bebeğin bireysel özellikleri kadar ebeveynin duygusal yükü de ele alınır. Çünkü düzenlenemeyen ebeveyn duyguları, bebeğin duygularını da etkiler.