Bebekler Depresyona Girer mi?

Antalya çocuk psikoloğu ve pedagog tarafından bebeklerde depresyon belirtilerine yönelik hizmetler görseli

“Depresyon” kelimesi genellikle yetişkinlerle birlikte anılır. Ancak bebekler de yoğun duygusal yoksunluk yaşadıklarında, depresyona benzer bir tablo gösterebilir. Klinik anlamda yetişkin depresyonu ile birebir aynı olmasa da, bebeklerde erken dönem duygusal çöküş ya da duygusal geri çekilme görülebilir.

Bir bebek psikoloğu bakış açısıyla bu durum, bebeğin temel bağlanma ihtiyaçlarının yeterince karşılanmamasıyla ilişkilidir.

Bebeklerde Depresyon Olur mu?

Araştırmalar, özellikle erken dönemde uzun süreli duygusal ihmal yaşayan bebeklerde “depresif belirtiler” gözlemlendiğini göstermektedir. Bu durum literatürde bazen anaclitic depression (bağlanma temelli depresyon) olarak tanımlanır.

Bebeklerde görülebilecek belirtiler şunlar olabilir:

  • Göz temasının azalması
  • Tepkilerin zayıflaması
  • Donuk bir yüz ifadesi
  • Oyun ve çevreye ilginin azalması
  • Sessizleşme ve içe çekilme

Pedagog Afife Selvitopu, bu belirtilerin çoğu zaman “uslu bebek” olarak yanlış yorumlandığını, oysa bebeğin duygusal olarak geri çekildiğini vurgular.

Emzirme Sürecindeki Hatalar Duygusal Durumu Etkiler mi?

Emzirme yalnızca beslenme değildir. Aynı zamanda temas, koku, göz teması ve duygusal bağ kurma sürecidir. Emzirmenin çok erken kesilmesi, zorlayıcı şekilde sonlandırılması ya da emzirme sırasında annenin yoğun stres yaşaması, bazı bebeklerde bağlanma sürecini zorlayabilir.

Bu noktada önemli olan şudur:
Depresyon tek bir hatayla oluşmaz. Ancak tekrarlayan kopukluklar, duygusal mesafe ve yeterince eşlik edilmeyen ihtiyaçlar, bebeğin iç dünyasında derin bir yalnızlık hissi yaratabilir.

Bir bebek psikoloğu değerlendirmesinde emzirme süreci, annenin ruh haliyle birlikte ele alınır.

Bağlanma Sorunları ve Depresif Tepkiler

Bebekler hayatta kalmak için bağlanmaya ihtiyaç duyar. Güvenli bağlanma gelişmediğinde, bebek duygularını bastırarak uyum sağlamaya çalışabilir. Bu bastırma hali zamanla depresif bir duruşa dönüşebilir.

Antalya Pedagog çalışmalarında sık karşılaşılan tablo şudur:

  • Bebek ağlamayı “bırakmıştır”
  • Ama aynı zamanda tepki vermemektedir
  • Duygusal canlılık azalmıştır

Pedagog Afife Selvitopu’nun yaklaşımında, bu durum “iyi gidiş” değil, yardım çağrısı olarak ele alınır.

Her Sessiz Bebek Depresyonda mıdır?

Hayır. Her sakin ya da az ağlayan bebek depresyonda değildir. Bebeklerin mizaçları farklıdır. Ancak sessizlikle birlikte:

  • İlişkiye ilgisizlik
  • Göz teması kurmama
  • Temasa karşı tepkisizlik

görülüyorsa, bu durum daha yakından değerlendirilmelidir.

Bir bebek psikoloğu ve Antalya Pedagog desteği, bu ayrımı doğru yapmaya yardımcı olur.

Ebeveynler Ne Yapabilir?

Bebeklerde depresif belirtiler geri döndürülebilir. Erken fark edildiğinde, ilişki temelli müdahalelerle bebeğin duygusal canlılığı yeniden desteklenebilir.

Destekleyici adımlar:

  • Fiziksel ve duygusal temasın artırılması
  • Göz teması ve yavaş iletişim
  • Bebeğin sinyallerine zamanında yanıt vermek

Pedagog Afife Selvitopu’nun çalışmalarında, bebeğin “yeniden ilişkiye davet edilmesi” temel hedeftir.

Bebekler Umutsuz Değildir, Yalnızdır

Bebekler hayata küsmek istemez. Sadece anlaşılmaya ve hissedilmeye ihtiyaç duyarlar. Erken dönemde fark edilen duygusal geri çekilmeler, doğru destekle büyük ölçüde iyileşir.

Bazen yapılması gereken tek şey, bebeğin duygusuna biraz daha yaklaşmaktır.